Azerbaycan Devlet Okullarında Kıyafet Düzenlemeleri ve Toplumsal Yansımaları
Azerbaycan devlet okullarındaki kıyafet düzenlemeleri 2026 yılı içerisinde “Genel Eğitim Hakkında” Kanun’da yapılan yasal değişikliklerle başlatılan, Bakanlar Kurulunun öğrenci ve öğretmenlerin giyim kurallarına ilişkin aldığı kararlarla mevzuat zeminine oturtulan ve devlet eğitim kurumlarında laiklik ilkesi ile kurumsal bütünlüğün sağlanmasını hedefleyen hukuki ve idari süreçler bütünüdür. Tarihsel süreci incelendiğimiz zaman, Azerbaycan’daki devlet genel eğitim kurumlarında tek tip okul kıyafeti uygulamasına ilişkin temel düzenlemenin Bakanlar Kurulu’nun 17 Mart 2022 tarihli ve 96 sayılı Kararı ile kabul edilen “Devlet Genel Eğitim Kurumu Öğrencilerinin Kıyafet Formalarının Tasvirleri” başlıklı belgeye dayandığı görülmektedir. 2022 yılında onaylanan bu senedin ardından okulların iç tüzükleri çerçevesinde öğrencilerin derse tek tip kıyafetle katılımı kademeli olarak teşvik edilmiş, ancak söz konusu mevzuat metninde başörtüsü veya dini sembollere ilişkin doğrudan ya da ayrıştırıcı bir hükme yer verilmemiştir. Buna karşın, uygulamada zaman zaman okul yönetimleri ile veliler arasında fikir ayrılıkları yaşanmış ve nitekim 2026 yılının Nisan ayında kamuoyuna yansıyan bireysel şikayetlerde, bazı öğrencilerin başörtülü olmaları gerekçesiyle okula alınmadığına dair iddialar dile getirilmiştir. Toplumsal ve anayasal zemin açısından bakıldığında, nüfusunun yaklaşık yüzde 96'sı kendisini Müslüman olarak tanımlayan Azerbaycan’da, Anayasa’nın 48. maddesi vicdan ve dini inanç özgürlüğünü güvence altına alırken, Anayasa devletin laik yapısını ve vatandaşların ücretsiz, zorunlu genel ortaöğretim hakkını da ilke olarak benimsemektedir. Anayasa metninde okullarda başörtüsü kullanımına dair özel bir serbesiyet ya da yasaklama maddesi bulunmazken, laik genel eğitim ilkesi ile bireysel dini tercihler arasındaki hukuki denge, 2026 yılında yapılan kapsamlı mevzuat reformunun temel tartışma eksenini oluşturmuştur.
Yasal Mevzuat Çerçevesinin Şekillenmesi ve Kurumsal Düzenlemeler (Temmuz — Ekim 2026)
Azerbaycan’da eğitim sistemindeki kıyafet standartlarının yeniden yapılandırılmasına yönelik idari ve hukuki süreç, 2026 yılının Temmuz ayında parlamento düzeyinde atılan adımlarla resmiyet kazanmıştır. Azerbaycan Milli Meclisi, Anayasa’nın 94. maddesinin 1. kısmının 1. bendini rehber tutarak “Genel Eğitim Hakkında” Kanun’da değişiklik yapılmasına karar vermiş ve hazırlanan 434-VIIQD sayılı Kanun, Cumhurbaşkanı Aliyev tarafından 7 Temmuz 2026 tarihinde Bakü’de imzalanmıştır. Bu kanuni düzenleme ile genel eğitim mevzuatına stratejik nitelikte beş ana ilke ve yükümlülük maddesi eklenmiştir:
İlk olarak, “Genel Eğitim Hakkında” Kanun’a 3.1.2–1. madde eklenerek “millilik ve dünyevilik” kavramı devlet eğitim sisteminin temel ilkelerinden biri olarak tanımlanmıştır. Maddede bu ilke, milli ve evrensel değerlerin korunması ile bunların diyalektik birliğinin sağlanması temelinde laik genel eğitim sisteminin oluşturulması ve geliştirilmesi şeklinde ifade edilmiştir. İkinci olarak, Kanun’un 4.0.25. maddesine “tasvirlerini” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve eğitimciler için kıyafetle ilgili gereklilikleri” cümlesi eklenmiş, böylece devletin yetki alanı öğrencilerin yanı sıra öğretmenlerin giyim standartlarını da kapsayacak şekilde genişletilmiştir. Üçüncü olarak, 12.13. maddeye eklenen ikinci cümle ile devlet genel eğitim kurumlarında görev yapan eğitimcilerin kıyafet gerekliliklerinin ilgili yürütme makamının belirlediği kurum tarafından tespit edileceği kararlaştırılmıştır. Dördüncü olarak, Kanun’a eklenen 12.13–1. madde uyarınca devlet genel eğitim kurumlarında hem öğrencilerin hem de öğretmenlerin kıyafetle ilgili belirlenen gerekliliklere uymaları yasal bir zorunluluk haline getirilmiştir. Beşinci ve son olarak, 24.2.2–1. madde ile velilere ve yasal temsilcilere, çocuklarının veya vesayetleri altındaki kişilerin okul kıyafeti kurallarına uymasını sağlama konusunda doğrudan hukuki sorumluluk yüklenmiştir. Bu yasal düzenlemeler, eğitimde laiklik ve kurumsal disiplin esaslarını kanun düzeyinde tahkim etmiştir.
7 Temmuz 2026 tarihli 434-VIIQD sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinin ardından, kanunun idari mekanizmalarca icrasını sağlamak amacıyla yürütme organının görev dağılımı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile netleştirilmiştir. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Anayasa’nın 109. maddesinin 19. ve 32. bentlerine dayanarak 22 Temmuz 2026 tarihinde 729 sayılı Kararname’yi imzalamıştır. Kararname ile “Genel Eğitim Hakkında” Kanun’un 12.13. maddesinde geçen ilgili yürütme makamı yetkisinin Cumhurbaşkanı tarafından kullanılacağı, yetkilendirilen “organ (kurum)” ifadesinin ise Azerbaycan Cumhuriyeti Bakanlar Kurulu olduğu hükme bağlanmıştır. 729 sayılı Kararname kapsamında Bakanlar Kuruluna iki temel görev verilmiştir: Bunlardan birincisi, iki ay içerisinde devlet genel eğitim kurumlarında görev yapan öğretmen ve eğitimciler için kıyafet gerekliliklerini onaylayarak Cumhurbaşkanına bilgi sunmaktır. İkincisi ise Kanun’un yeni hükümlerini dikkate alarak Bakanlar Kurulunun 17 Mart 2022 tarihli ve 96 sayılı Kararı’nın iyileştirilmesine ve öğrenci kıyafetlerinin güncellenmesine yönelik gerekli idari tedbirleri almaktır. Ayrıca bu kararname ile “Genel Eğitim Hakkında” Kanun’un uygulanmasına ilişkin 27 Mayıs 2019 tarihli ve 711 sayılı Cumhurbaşkanlığı Fermanı’nın ilgili maddelerinde zorunlu teknik düzeltmeler yapılmıştır.
Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin çizdiği takvim ve görev çerçevesi doğrultusunda, bakanlıklar arasındaki koordinasyonu sağlamak üzere Başbakan Ali Esedov tarafından 30 Temmuz 2026 tarihinde 551s sayılı Bakanlar Kurulu Emri (Sərəncam) imzalanmıştır. İmzalandığı gün yürürlüğe giren bu emir ile Adalet Bakanlığı, Bilim ve Eğitim Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve diğer ilgili kurumlar görevlendirilmiştir. Emir uyarınca Bilim ve Eğitim Bakanlığına, öğretmen kıyafet gereklilikleri ile öğrencilere yönelik 96 sayılı Karar’ın geliştirilmesine ilişkin somut önerilerini bir ay içinde Bakanlar Kuruluna sunma görevi verilmiştir. Adalet Bakanlığı ise diğer merkezi yürütme organlarının hazırlayacağı alt mevzuat taslaklarının mevzuata uyumunu denetlemek ve altı ay içinde Bakanlar Kuruluna genel rapor sunmakla yükümlü kılınmıştır. Mevzuat hazırlıklarının sürdüğü bu dönemde, eğitim bürokrasisinin konuya yaklaşımı ve düzenlemenin niteliği konusunda kamuoyunu bilgilendirici ilk resmi açıklama Bilim ve Eğitim Bakanı Emin Emrullayev tarafından yapılmıştır. Yeni eğitim-öğretim yılının başlangıcı münasebetiyle 14 Eylül 2026 tarihinde düzenlenen basın toplantısında konuşan Emrullayev, öğretmenlerin görünümüne ilişkin standartların yeniden düzenlendiğini ve yakın zamanda kamuoyuyla paylaşılacağını duyurmuştur. Bakan Emrullayev açıklamalarında, getirilecek düzenlemenin öğretmenler için tek tip bir üniforma (uniform) zorunluluğu anlamına gelmediğini, aksine okullardaki mesleki temsil ilkelerini, genel görünüm kurallarını ve iş kıyafeti kültürünü (dress code) kapsayan kurumsal standartlardan oluştuğunu vurgulamıştır. Öğrencilerin okul kıyafetlerine ilişkin sürecin nihai hukuki çerçevesi, Bakanlar Kurulunun 21 Eylül 2026 tarihli ve 309 sayılı Kararı ile tamamlanmış ve karar aynı gün kamuoyuna duyurulmuştur. Başbakan Ali Esedov tarafından imzalanan ve 17 Mart 2022 tarihli 96 sayılı Karar’da değişiklik yapan 309 sayılı Karar ile öğrenci giyim kurallarına şu bentler eklenmiştir:
- 1.4–1. Bent: “Təhsilalanların müəyyən edilmiş geyim formasının vahidliyini pozan, habelə ümumi təhsilin dünyəvilik prinsipinə uyğun olmayan digər geyim elementlərindən istifadə edilməsinə yol verilmir.” (Öğrencilerin belirlenmiş kıyafet formasının tek tipliğini bozan, ayrıca genel eğitimin laiklik ilkesine uygun olmayan diğer kıyafet unsurlarını kullanmalarına izin verilmez.).
2. 1.4–2. Bent: Azerbaycan halkının tarihi, kültürü ve milli-manevi değerleriyle ilgili düzenlenen etkinliklerde, okulun Pedagoji Şurasının kararıyla milli kıyafetlerin veya milli kıyafet unsurlarının kullanılmasına izin verilmiştir.
3. 1.8. Bent Düzeltmesi: Velilerin ve yasal temsilcilerin, çocuklarının okul kıyafeti kurallarına uymasını sağlama zorunluluğu vurgulanmıştır.
4. 1.10. Bent: Bu belgenin gerekliliklerine öğrenciler tarafından uyulmasıyla ilgili meselelerin çözüm yetkisi doğrudan okulun Pedagoji Şurasına verilmiştir.
5. 3.2. Bent Düzeltmesi: Okul yönetimince alınan kıyafet kararlarının kabul edildiği tarihten itibaren beş iş günü içinde okulun resmi internet sayfasında veya bilgi panosunda yayımlanması zorunlu kılınmıştır.
6. Ek 1 Değişikliği: Öğrenci kıyafet örnekleri listesinden, erkek öğrencilerin giyim setinde yer alan “üç düğmeli kısa kollu gömlek ve pantolondan” ibaresi çıkarılarak metin sadeleştirilmiştir.
Hukuki metin analiz edildiğinde, 309 sayılı Karar’da “hicab” veya “başörtüsü” kelimelerine açıkça yer verilmediği ve hangi spesifik giyim eşyalarının laiklik ilkesine aykırı sayıldığının tek tek sayılmadığı görülmektedir. Ancak, dini başörtüsünün standart okul üniforması örnekleri arasında tanımlanmamış olması ve kararın “üniforma bütünlüğünü bozan ile laiklik ilkesine uymayan unsurları” yasaklayan ifadesi, uygulamada idareciler ve kamuoyu tarafından başörtüsü kullanımına yönelik resmi bir kısıtlama olarak yorumlanmış ve uygulanmıştır. Öğrencilere yönelik düzenlemenin ardından, öğretmen ve eğitimcilerin kıyafet kurallarını içeren nihai sened de yürürlüğe girmiştir. Bakanlar Kurulu, 6 Ekim 2026 tarihinde devlet genel eğitim kurumlarında görev yapan eğitimciler için kıyafet gerekliliklerini resmi olarak onaylamıştır. Düzenleme, okullarda profesyonel kıyafet kültürünün geliştirilmesini, kurumsal itibarın korunmasını ve öğretmenlerin görünümünde ortak bir yaklaşımın benimsenmesini amaçlamaktadır. Onaylanan gereklilikler şu temel ilkelere dayanmaktadır:
- Öğretmenlerin kıyafetleri hareket alanlarını kısıtlamamalı, dinamik ders ortamına uygun olmalı ve öğrencilerin dikkatini dağıtacak unsurlar içermemelidir.
- Eğitimcilerin kıyafetleri ve kıyafet unsurları genel eğitimin laiklik ilkesine uygun; temiz, düzenli, sade, profesyonel ve mevsime uygun olmak zorundadır.
- Pedagojik faaliyetin niteliğine ve öğrencilerin yaş özelliklerine uygun olmayan kıyafet biçimlerine izin verilmez.
- Öğretmenler bu kurallara sadece ders esnasında değil, okulu temsil ettikleri resmi ve törensel etkinliklerde de uymakla yükümlüdür.
- Tarihi ve milli etkinliklerde Pedagoji Şurasının kararıyla milli giyim unsurları kullanılabilir.
Eğitim uzmanları ve yetkililer, 6 Ekim kararlarının öğretmenlere yönelik zorunlu bir üniforma getirmediğini, kurumsal bir giyim kodu (dress code) belirlediğini ifade etmişlerdir. Bununla birlikte, devlet okullarında görev yapan başörtülü kadın öğretmenlerin sayısına ilişkin resmi bir istatistik bulunmadığı gibi, Bilim ve Eğitim Bakanlığı başörtülü öğretmenlerin durumuna dair ekstra özel bir istisna tanımamış, kurala uyumun denetim sorumluluğunu okul yönetimlerine bırakmıştır.
Okullardaki Uygulama Süreçleri, Kurumsal Denetimler ve Toplumsal/Hukuki Gelişmeler (Eylül — Ekim 2026)
21 Eylül 2026 tarihli 309 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’nın açıklanmasıyla birlikte, düzenlemenin saha uygulamaları Azerbaycan genelindeki okullarda hızlı bir şekilde gündeme gelmiştir. Kararın yürürlüğe girmesinin ardından ilk günlerde, Bakü başta olmak üzere çeşitli bölgelerdeki devlet okullarında başörtülü öğrencilerin derslere alınmadığına ilişkin haberler ve görüntüler medyaya yansımıştır. Sosyal medyada paylaşılan video kayıtlarında, başörtülü kız öğrencilerin okul nizamiye kapılarından içeri alınmadığı, öğrencilerin okul girişlerinde beklediği ve öğretmenlerine sarılarak ağladığı vakalar görülmüştür. Bu duruma somut bir örnek olarak, Celilabad ilçesindeki 9 numaralı okulun önünde çekilen ve başörtülü öğrencilerin binaya girişine izin verilmediğini gösteren görüntüler kamuoyunda geniş yer bulmuştur.
Öğrencilere yönelik uygulamaların yanı sıra, 6 Ekim 2026'da öğretmen kıyafet standartlarının onaylanmasıyla birlikte kadın eğitimcilerin durumu da etkilenmiştir. Okullarda görev yapan bazı başörtülü öğretmenler, okul yönetimleri tarafından kendilerine kurallar hakkında bilgi verildiğini ve başörtülerini çıkarmaları ya da görevlerinden ayrılmaları gerektiğinin iletildiğini beyan etmişlerdir. Öğretmen Zehra Hasanova yaptığı açıklamada, başörtüsünün kişisel bir tercih olduğunu belirterek yaşanan süreçten duyduğu üzüntüyü ifade etmiştir. Sumgayıt şehrindeki bazı okullarda görev yapan kadın öğretmenler, okul idarelerinin kendilerinden başörtülerini çıkarmalarını ya da istifa dilekçesi yazmalarını talep ettiğini ileri sürmüşlerdir. Benzer şekilde, Bakü’nün Sabuncu ilçesine bağlı Ramana kasabasındaki 90 numaralı okulda ve Richard Sorge adını taşıyan 90 numaralı ortaokulda başörtülü bir öğretmenin derslerle ilişiğinin kesildiği bildirilmiş, bu esnada öğrencilerin ağlayarak öğretmenlerine sarıldığı anlara ait görüntüler sosyal platformlarda paylaşılmıştır. Eğitim kurumlarındaki bu gelişmeler karşısında idari denetim mekanizmaları harekete geçirilmiştir. Bakü Şehir Eğitim İdaresi (Bakı Şəhər Təhsil İdarəsi), 9 Ekim 2026 tarihinde bir açıklama yaparak devlet okullarında hem öğrencilerin hem de öğretmenlerin kıyafet standartlarına uyumunu incelemek üzere kapsamlı izleme ve denetim çalışmaları başlatacağını duyurmuştur. İdare tarafından 12 Ekim 2026 tarihinde yapılan ikinci resmi açıklamada, okullardaki denetimlerin sonuçlarına ilişkin ayrıntılı veriler paylaşılmıştır. Yapılan incelemelerde, okulların kıyafet kurallarını nasıl organize ettiği, bilgilendirme panolarını kullanma durumları ve kurallara uyum seviyeleri değerlendirilmiştir. Kıyafet standartlarına uymayan öğrenci ve öğretmenlerle okul yönetimleri tarafından önleyici ve bilgilendirici görüşmeler yapıldığı, gerekli hallerde velilerin okula davet edildiği bildirilmiştir.
Bakü Şehir Eğitim İdaresinin 12 Ekim tarihli açıklamasında, kurallara uymayan bazı öğrenci ve öğretmenlerin derslere alınmadığı durumların gerçekleştiği doğrulanmış ve şu ifadelere yer verilmiştir: “Kıyafetleri belirlenen gerekliliklere uymayan öğrencilerin ve öğretmenlerin derslere alınmadığı durumlar da olmuştur. Aynı zamanda, bazı genel eğitim kurumlarında okul ve öğrenme ortamıyla bağdaşmayan uygunsuz davranışların kaydedildiğini üzülereks belirtmek isteriz. Bu olaylar yalnızca eğitim sürecini aksatmakla kalmamış, aynı zamanda okul mülküne zarar verilmesine de yol açmıştır. Kıyafet kurallarının uygulanması nedeniyle öğretmenlere ve okul yöneticilerine yönelik baskı ve tehdit vakaları da yaşanmıştır. Kıyafet kurallarına uyumun değerlendirilmesi ve belirlenen gerekliliklere uyumun denetiminin güçlendirilmesi amacıyla izleme çalışmalarının devam etmesinin öngörüldüğünü belirtiriz.”.
Saha uygulamalarına paralel olarak, süreç hukuki ve toplumsal tepkileri de beraberinde getirmiştir. Düzenlemelere karşı ilk hukuki ve idari tepkilerden biri dini alanda tanınan isimlerden gelmiştir. İlahiyyatçı Abgül Süleymanov (Hacı Abgül), Bakanlar Kurulunun 309 sayılı Kararı’nın ardından sosyal medya hesapları üzerinden açıklama yaparak başörtülü öğrencilerin eğitim hakkının kısıtlanmasına karşı çıkmış ve bu kısıtlamalara karşı hukuki mücadelesini sürdüreceğini ifade etmiştir. Süleymanov, 22 Eylül 2026 tarihinde akşam saatlerinde evinin önünden kolluk kuvvetlerince götürülmüş ve çıkarıldığı mahkemece 30 gün süreyle inzibati (idari) hapis cezasına çarptırılarak Binəqədi Rayon Geçici Barınma Merkezine gönderilmiştir. Mahkemenin hangi idari maddeden hüküm kurduğu kamuoyuna açıklanmazken, ailesi cezanın doğrudan okul kıyafet kurallarına karşı yaptığı paylaşımlarla ilgili olduğunu belirtmiştir. Abgül Süleymanov daha önce de 2011 yılında okullarda başörtüsü tartışmaları sırasında tutuklanmış ve 11 yıl hapis yattıktan sonra Eylül 2022'de tahliye edilmişti.
Ekim ayının ikinci haftasından itibaren tepkiler okul önlerinde toplanma ve ders boykotları şeklini almıştır. 9 Ekim 2026 tarihinde Bakü’nün Balakhanı kasabasındaki 69 numaralı okulda öğrenciler, başörtülü sınıf arkadaşlarının okula alınmamasını protesto etmek amacıyla dersleri boykot etmiş ve okul önünde “Başörtüsü eğitime engel değildir” yazılı dövizlerle eylem yapmışlardır. Aynı gün Masallı ilçesine bağlı Mollaoba köyündeki B. Şiriyev Ortaokulu öğrencileri de derse girmeyi reddederek arkadaşlarının okula dönmesini talep etmişlerdir. 12 Ekim 2026'da eylemler genişlemiş; Bakü’deki 322 numaralı okulun öğrencileri kapı önünde toplanırken, Hökmeli kasabasındaki okulda veliler erkek çocuklarını da okula göndermeyerek boykot yapacaklarını beyan etmişlerdir.
Süreç devam ederken, cezaevinde bulunan haber portalı yöneticisi ve gazeteci Polad Aslanov açlık grevi başlattığını duyurmuştur. 15 numaralı Cezaevinde tutulan Aslanov’un kararı, eşi Gülmira Aslanova tarafından sosyal medyada paylaşılmıştır. Polad Aslanov eyleminin amacını, okullara alınmayan başörtülü öğrencilerin ve inançları ile meslekleri arasında seçim yapmaya zorlanan kadın öğretmenlerin haklarına dikkat çekmek olarak açıklamış, kısıtlamaların Anayasa’nın 48. maddesindeki vicdan özgürlüğü ilkesine aykırı olduğunu savunarak Kafkasya Müslümanları İdaresi Başkanı Allahşükür Paşazade’ye de başvurduğunu belirtmiştir. Gelişmeler üzerine Azerbaycan İçişleri Bakanlığı (Daxili İşlər Nazirliyi) 12 Ekim 2026 tarihinde resmi bir açıklama yaparak okullardaki olaylarla ilgili adli süreç başlatıldığını duyurmuştur. Bakanlık, kamu düzeninin bozulmasına yol açan eylemlerin organize edilmesi veya bu eylemlere aktif katılımı düzenleyen Ceza Kanunu’nun 233. maddesi kapsamında ceza davası açıldığını ve olaylarla bağlantılı 37 kişinin tutuklandığını bildirilmiştir. Açıklamada, tutuklanan kişilerin Bakü’deki okullarda eğitim çalışanlarıyla çatışma çıkarmak, eğitim kurumlarına ve kamu mülküne zarar vermek, ulaşımın ve okulların normal işleyişini engellemeye teşebbüs etmekle suçlandığı ifade edilmiş; alınan tedbirlerin okulların güvenliğini ve eğitim sürecinin huzurunu koruma amacı taşıdığı vurgulanmıştır.
Sonuç olarak, 2026 yılında Azerbaycan’da devlet okullarındaki kıyafet düzenlemeleri; Temmuz ayındaki kanun değişikliği, Temmuz ve Temmuz-Ağustos aylarındaki Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Bakanlar Kurulu Emri, Eylül ve Ekim aylarındaki öğrenci ve öğretmen giyim kararlarıyla eksiksiz bir yasal mevzuat yapısına kavuşturulmuştur. Bu süreç, devletin eğitimde laiklik ve tek tiplik ilkelerini kurumsallaştırma hedefi ile eğitim hakkı, vicdan özgürlüğü ve toplumsal dinamikler arasındaki hassas dengelerin hukuki, idari ve adli boyutlarıyla analiz edilmesine olanak tanıyan tarihi bir kesit sunmaktadır.
Gözde Cabadak