GLOPOLICY Bülten Sayı 15
- ABD Yüksek Mahkemesi’nin Tarife Kararı ve Beyaz Saray’ın Yeni Hamlesi
ABD Yüksek Mahkemesi, Başkan Donald Trump’ın “ulusal acil durum” yetkilerini kullanarak özellikle Çin’e yönelik %60 ve diğer tüm ticaret ortaklarına yönelik %10 ila %20 arasında değişen geniş kapsamlı gümrük vergilerini yetki aşımı gerekçesiyle iptal etme kararı almıştır. 20 Şubat 2026 tarihinde 3'e karşı 6 oyla alınan bu kararda mahkeme, Uluslararası Acil Ekonomik Güçler Yasası’nın (IEEPA) başkana doğrudan vergi koyma yetkisi vermediğine hükmetmiştir. Bu hukuki engel sonucunda, bugüne kadar tahsil edilen yaklaşık 175 milyar dolarlık verginin şirketlere iade edilmesi gündeme gelmiştir. Federal Temyiz Mahkemesi ise hükümetin bu iadeleri erteleme talebini reddederek ödemelerin başlatılmasının yolunu açmıştır. Ancak karara sert tepki gösteren Başkan Trump, hemen ardından 1974 Ticaret Yasası’nın 122. maddesine dayanarak tüm ülkelere %10 oranında geçici bir gümrük vergisi getiren yeni bir kararname imzalamıştır. Beyaz Saray’ın bu vergiyi %15’e çıkarma niyetini beyan etmesi ve gümrük birimlerindeki uygulama karmaşası, küresel piyasalarda ciddi bir belirsizliğe yol açmıştır. Uluslararası İlişkiler çevreleri, bu hukuki restleşmenin ABD’nin dış ticaret ortaklarıyla yürüttüğü müzakerelerde elini zayıflatabileceğini ve küresel enflasyon baskısını artırabileceğini değerlendirmektedir.
- Hindistan’da Yapılan Yapay Zekâ Zirvesine 100’den Fazla Ülke Katıldı
Yeni Delhi’de 16–21 Şubat haftasında düzenlenen Hindistan Yapay Zekâ Etki Zirvesi, küresel güneyin ev sahipliği yaptığı ilk büyük ölçekli yapay zekâ buluşması olarak tarihe geçmiştir. Yaklaşık 600.000 kişinin fiziksel olarak katıldığı ve 20'den fazla devlet başkanının yer aldığı bu etkinliğe, 100'den fazla ülke ve 20 uluslararası kuruluştan heyetler katılım sağlamıştır. “İnsan, Gezegen ve İlerleme” ilkeleri üzerine inşa edilen zirve, yapay zekayı sadece birkaç ülkenin tekelinde tutmak yerine, teknolojiyi daha kapsayıcı ve sorumlu bir hale getirmeye odaklanmıştır. Sundar Pichai ve Sam Altman gibi önemli teknoloji liderlerinin vizyonlarını paylaştığı görüşmeler sırasında, yapay zekâ yönetiminin geleceğini şekillendirmek amacıyla yaklaşık 92 ülke ve kuruluş tarafından dönüm noktası niteliğinde bir küresel deklarasyon kabul edilmiştir. Ayrıca, yapay zekâ altyapısı ve araştırmalarına yönelik 200 milyar doların üzerinde yatırımın öngörüldüğü bu organizasyon, Hindistan’ın küresel yapay zekâ iş birliği ve inovasyon alanındaki konumunu güçlendirmiştir. Uluslararası İlişkiler açısından bu zirve, “teknoloji diplomasisi” kavramının güçlendiğini ve Hindistan’ın Batı ile Küresel Güney arasında bir köprü kurarak yumuşak gücünü artırdığını göstermektedir; 92 ülkenin ortak deklarasyonu, yapay zekanın sadece teknik bir konu değil, aynı zamanda egemenlik ve küresel yönetişim dengelerini değiştiren stratejik bir araç haline geldiğini kanıtlamaktadır.
- İzlanda’da AB’ye Giriş Süreci Yeniden Gündemde: Referandum Kararı
Kuzey Avrupa ülkesi İzlanda, Avrupa Birliği’ne (AB) katılım sürecini yeniden halkın oyuna sunmaya hazırlanıyor. Hükümet, ülkenin AB’ye üyelik başvurusu konusunda bağlayıcı bir referandum yapılması yönünde karar aldığını duyurdu. İlk kez AB’ye 2009 yılında üyelik başvurusunda bulunan İzlanda, bu başvurusunda başarısız olmuş, süreç ilerleyen yıllarda askıya alınmıştı. Daha önce 2027 olarak planlanan referandum tarihi erkene çekildi, referandumun Ağustos 2026’da yapılması hedefleniyor. Kurulacak olan sandıklarda 2015’te dondurulan müzakerelerin yeniden başlatılmasına dair görüşün sorulması ve AB ile olan ilişkilerin güçlendirilmesine ilişkin bir ‘orta yol’ bulunması ve müzakerelerin geliştirilmesi amaçlanıyor. Hükümet yetkilileri, referandum kararının, uzun süredir kamuoyunda devam eden AB tartışmalarını demokratik bir zeminde netleştirmeyi amaçladığını belirtti. Yapılan açıklamada, İzlanda halkının ülkenin siyasi ve ekonomik geleceğini doğrudan ilgilendiren bu konuda söz sahibi olmasının önemine vurgu yapıldı. AB’ye üye ülke olunması yönünde destekçilerin yanı sıra bu süreci desteklemeyenler de söz konusu: Balıkçılık politikaları, tarım destekleri ve ulusal egemenlik gibi konular, üyelik karşıtlarının en sık dile getirdiği çekinceler arasında yer alıyor. Öte yandan AB yanlıları ise ortak pazarın sunduğu ekonomik fırsatlara ve siyasi iş birliğinin sağlayacağı istikrara dikkat çekiyor. Referandumun tarihi ve oylama kapsamına ilişkin detayların önümüzdeki haftalarda netleşmesi bekleniyor. Uzmanlara göre, referandumdan çıkacak sonuç yalnızca İzlanda’nın AB ile ilişkilerini değil, aynı zamanda ülkenin iç siyasetindeki dengeleri de önemli ölçüde etkileyecek.
- İngiltere’de Yapılan Ara Seçimler
İngiltere’nin iktidar partisi İşçi Partisi’nden bir milletvekilinin ırkçı ve cinsiyetçi WhatsApp mesajlarının ifşa edilmesinin ardından istifa etmesiyle boşalan koltuk için Büyük Manchester’ın Gorton ve Denton bölgelerinde ara seçim yapıldı. Seçimlerde Reform UK, Yeşiller ve İşçi Partisi adayları yarıştı. Katılım oranının yüksek olduğu seçimlerde resmî sonuçlara göre Yeşiller’ in adayı Hannah Spencer birinci oldu. Reform UK’nin adayı Matt Goodwin ikinci sırada yer alırken, İşçi Partisi adayı Angeliki Stogia üçüncü oldu. Partisi adına konuşan Spencer, zafer konuşmasında ekonomik eşitsizliklere dikkat çekerek, sıradan insanların milyarderlerin zenginleşmesi uğruna giderek daha ağır koşullarda çalışmak zorunda bırakıldığını vurguladı. Yeşillerin sol siyasetinin; yaşam standartlarının gerilemesi, mahallelerin ihmal edilmesi ve gelecek beklentilerinin zayıflaması karşısında işçi sınıfının adalet ve eşitlik talebine dayandığını ifade etti. Spencer ayrıca bölgede yaşayan Müslüman nüfusu hedef alan ayrıştırıcı siyaseti eleştirerek, bazı siyasetçilerin Müslümanları günah keçisi ilan edip beyaz işçi sınıfını onlara karşı kışkırtmaya çalıştığını söyledi. “Herkes güzel bir hayatı hak ediyor” diyen Spencer, Müslüman komşularının da kendisi gibi yalnızca insanca bir yaşam isteyen sıradan insanlar olduğunu vurguladı. Siyasi analistlere göre ara seçim sonuçları, doğrudan bir iktidar değişikliği anlamına gelmese de partilerin politika önceliklerini ve kampanya stratejilerini yeniden değerlendirmesine yol açabilecek nitelikte. Önümüzdeki dönemde ekonomik gelişmeler ve kamuoyunun hükümete bakışı, İngiltere’de siyasi rekabetin seyrini belirleyecek temel unsurlar arasında yer alacak.
- Afrikalılar Rusya’nın Ukrayna’daki Savaşına Nasıl Gönderiliyor?
Afrika’da, kıta çapında, Rusya’nın Ukrayna’daki savaşında savaşan Afrikalılarla ilgili gittikçe daha fazla rapor ortaya çıkıyor. Mayıs 2024'te Ukrayna Güvenlik Servisi (SBU), Rusya’nın Afrikalı paralı askerlere cephede savaşmaları için ayda 2.200 dolar (1.860 €) ödediğini açıklamıştı.Ancak Ukrayna’nın Kasım ayındaki açıklaması bir zincirleme reaksiyona yol açtı. Aileler, Rusya’ya giden kayıp oğullarını ve kocalarını aramaya başladı. Güney Afrika Dışişleri Bakanı Ronald Lamola, çatışmaya sürüklendikten sonra yakın zamanda ülkelerine geri gönderilen 11 Güney Afrikalı erkeğin aileleriyle görüştü. Bakanlık, kullanılan “şüpheli koşullar” ve yırtıcı işe alım taktiklerinden derin endişe duyduğunu belirtti. Ayrı olarak Lamola, iki Güney Afrikalının Rusya için savaşırken öldüğünü söyledi.Kenya’nın Kamu Savcılığı Ofisi’nin bildirisine göre; bir mahkeme, bir işe alım şirketinin müdürünü, kurbanları “aldatma yoluyla sömürü amacıyla Rusya’ya kaçırmak”la suçladı.33 yaşındaki müdür, 1000'den fazla Kenyalıyı Rus ordusu için savaşmaya gönderen bir şebekenin kilit isimlerinden biri olmakla suçlanıyor. Devlet savcısı, yönetmenin insan kaçakçılığıyla suçlandığını söyledi.Bu arada, Gana’daki yetkililer, Dışişleri Bakanı Samuel Okudzeto ile Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodymyr Zelenskyy arasında yapılan görüşmenin ardından Ukrayna’dan iki Ganalı savaş esirinin serbest bırakılması konusunda anlaşmaya vardıklarını açıkladılar.Kasım 2025'te Ukrayna Dışişleri Bakanı Andrii Sybiha, X adlı internet sitesinde şunları yazdı: “Şu anda 36 Afrika ülkesinden en az 1436 vatandaş, Rusya’nın Ukrayna’daki işgal ordusunun saflarında savaşıyor.”
- ABD-İran-İsrail Savaşı’nda Gelişmeler
Cumartesi günü, ABD ve İsrail’in İran’a büyük bir askeri operasyonla saldırdığı haberiyle başladı ve Tahran da bölgedeki Amerikan üslerine hızla karşılık verdi. Çatışma, İran’ın Ortadoğu’daki diğer ülkelere de çok sayıda saldırı düzenlemesiyle bölgenin diğer bölgelerine de yayıldı. Bu çalkantılı çatışmada şu ana kadar ölü sayısı artıyor, küresel hava yolculuğunda aksamalar yaşanıyor ve petrol fiyatları hızla yükseliyor. ABD ve İsrail’in saldırıları, ABD ve İran’ın İran’ın nükleer programının geleceği hakkında Cenevre’de gerçekleştirdiği ikinci tur görüşmeleri sırasında geldi.17 Şubat’ta görüşmeler başlarken, İran medyası İran’ın Hürmüz Boğazı’na doğru gerçek füzeler ateşlediğini ve “güvenlik ve denizcilik endişeleri” nedeniyle boğazı birkaç saatliğine kapatacağını duyurdu. Cumartesi sabahı yapılan ilk saldırıların, Tahran şehir merkezindeki 86 yaşındaki İran Yüksek Lideri Ayetullah Ali Hamaney’in evini hedef aldığı görüldü. Trump, “büyük” operasyonun Tahran’ın nükleer silah elde etmesini engellemeyi ve “İran rejiminden kaynaklanan yakın tehditleri ortadan kaldırmayı” amaçladığını söyledi.
- AB–Mercosur Serbest Ticaret Anlaşmasında Uygulama Süreci İlerliyor
Avrupa Birliği ile Güney Amerika ortak pazarı Mercosur arasında imzalanan serbest ticaret anlaşmasının yürürlüğe girmesi için onay süreci kritik aşamaya ulaştı. Anlaşma; Brezilya, Arjantin, Uruguay ve Paraguay ile AB ülkeleri arasında tarifelerin kademeli olarak kaldırılmasını ve ticaret hacminin artırılmasını öngörüyor. Avrupa Komisyonu yetkilileri, anlaşmanın iki bölge arasında milyarlarca avroluk ek ticaret yaratabileceğini ve küresel ekonomik dalgalanmalar karşısında stratejik bir denge unsuru olacağını belirtiyor. Özellikle otomotiv, makine, kimya ve tarım sektörlerinin anlaşmadan doğrudan etkilenmesi bekleniyor. Bununla birlikte bazı Avrupa ülkelerinde çevre standartları ve tarım politikalarına ilişkin çekinceler sürüyor. Özellikle Amazon ormanlarının korunması ve sürdürülebilirlik kriterleri tartışma konusu olmaya devam ediyor. Anlaşmanın yürürlüğe girebilmesi için Avrupa Parlamentosu ve üye ülke parlamentolarındaki onay süreçlerinin tamamlanması gerekiyor. Uzmanlara göre sürecin başarıyla sonuçlanması halinde AB ile Mercosur arasındaki ekonomik ilişkiler yeni bir döneme girebilir.
- Pakistan ile Afganistan Arasında Çatışmalar Tırmanıyor
Pakistan ile Afganistan arasındaki sınır hattında haftalardır süren gerilim, karşılıklı hava saldırıları ve topçu atışlarıyla yeni bir aşamaya geçti. Taraflar, sınır bölgelerinde yoğun çatışmalar yaşandığını doğrularken, can kaybına ilişkin açıklamalar ise çelişkili biçimde gelmeye devam ediyor. İslamabad yönetimi, Afganistan topraklarında faaliyet gösterdiğini öne sürdüğü Tehrik-e-Taliban Pakistan (TTP) unsurlarına yönelik operasyon düzenlediğini açıkladı. Pakistanlı yetkililer, son dönemde ülke içinde artan saldırıların Afganistan’daki militan yapılanmalarla bağlantılı olduğunu savunuyor. Kabil’deki Taliban yönetimi ise bu iddiaları reddederek Pakistan’ın hava saldırılarının egemenlik ihlali anlamına geldiğini belirtiyor. Afgan kaynakları, özellikle doğu vilayetlerinde patlamalar meydana geldiğini ve bazı yerleşim alanlarının zarar gördüğünü bildirdi. Başkent Kabil’de de zaman zaman alarm durumuna geçildiği aktarıldı. Pakistan tarafı ise sınır hattındaki askeri noktalarının hedef alındığını ve karşılık verildiğini duyurdu. Bölgedeki çatışmalar, halihazırda kırılgan olan güvenlik ve ekonomik dengeleri daha da zorluyor. Uluslararası aktörler taraflara itidal çağrısında bulunurken, olası bir geniş çaplı savaşın hem insani hem de siyasi sonuçlarının ağır olabileceği uyarısı yapılıyor. Diplomatik kanalların açık tutulup tutulamayacağı ise önümüzdeki günlerde krizin seyrini belirleyecek temel unsur olarak görülüyor.
- İran Dini Lideri Hamaney Öldürüldü
ABD ve İsrail silahlı kuvvetleri, 28 Şubat 2026 tarihinde İran genelindeki askeri hedeflere yönelik geniş çaplı bir hava operasyonu başlattı. Uzun yıllardır hem dini hem siyasi liderlik eden İran lideri Ayetullah Ali Hamaney, İsrail ve Amerika’nın İran’a karşı düzenlediği bu hava saldırıları sonucunda hayatını kaybetti. Haberin resmi makamlarca doğrulanmasının ardından bir ana haber spikeri, canlı yayındayken Hamaney’in öldüğünü “ Devrimin rehberi şehadete ulaştı.” cümlesiyle tüm dünyaya duyurdu. Bazı İran vatandaşları ise bu haberi sokaklara inip sevinç gösterileriyle karşıladı. Aynı zamanda devlet medyası, saldırılarda sadece dini liderin değil, Ali Hamaney’in kızı, torunu, gelini ve damadının da hayatını kaybettiğini duyurdu. İran hükümeti olayın ardından 40 günlük ulusal yas ve 7 günlük resmi tatil ilan ettiğini duyurdu. Yas ilanının ardından kamu binalarında bayraklar yarıya indirildi ve ülkede tüm eğlence faaliyetleri durduruldu. Başkent Tahran başta olmak üzere birçok kentte halk sokaklara dökülürken, Meşhed’deki İmam Rıza Türbesi’nin kubbesine geleneksel yas sembolü olan siyah bayrak çekildi.
Buse Çoban, İlayda Yıldırım, Muhammed Mustafa Güler, İrem Anılır, Havva Sude Topaloğlu